İstiğfar Hakkında 5 Soruda Bilinmesi Gereken Önemli Hususlar

İstiğfar Ne Demektir?

İstiğfar, bir kulun kendi acizliğini anlayıp Allahu Teâlâ’nın yüce kudreti karşısında secdeye varması ve kâinatı yaratan ilim sahibi karşısında kendi hiçliğini anlaması anlamına gelir. Gerçekten de bir kulun hata yaptığında ve günah işlediğinde Yüce Kudrete sığınması ve O’ndan merhamet dilemesi gerekir.

Ali İmran Suresinin 135. ayet-i kerimesi, günahları bağışlayanın (veya istiğfar edenin tevbesini kabul edenin) sadece Allah olduğunu bildirir.

İstiğfar etmek, hem kulun kendi hatasının bilincine vurması ve hatasından dolayı pişmanlık duyması hem de Allahu Teâlâ’nın yüceliğini idrak edip O’na teslim olması manasına gelir.

İslam’da istiğfar, sürekli olarak teşvik edilmiş ve başta Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam olmak üzere bütün din büyükleri gün içerisinde defalarca istiğfar etmişlerdir. Hatta Peygamber Efendimiz (sav) bütün günahları bağışlamış olmasına rağmen yine de gün içerisinde 70 defa Allahu Teâlâ’nın dergah-ı merhametine iltica ederek bağışlanma dilemiştir.

Zaten En Güzel Örnek olan Peygamber, bu güzel davranışı ile bize örnek olmuş ve kulun Allah’a karşı sürekli olarak istiğfar hâlinde olması gerektiğini beyan etmiştir. Kaldı ki kulun kendi hatasını anlamasını rağmen istiğfar etmemesi ve bağışlanma talebinde bulunmaması, ancak inkârcıların yapabileceği bir ahlâk düşüklüğüdür.

Aslında bu yönüyle istiğfar, kulun Allah’ın büyüklüğünü tanımasının kanıtı olduğu gibi, kendini büyük görmediğinin (yani kibirli olmadığının) ve bağışlanmaya muhtaç aciz bir kul olduğunun da göstergesidir. Böyle bir kulun da Cennete ehil olacağı düşünülür, çünkü iman eden ve kibir taşımayan kulların Cenneti hak edeceği, hadislerin ve ayetlerin ortak vurgusu sayılır.

İstiğfar Hakkında Kur’an-ı Kerim Ne Der?

Birçok ayet-i kerime, kulun Rabb’inden bağışlanma dilemesi gerekliliğini vurgu yapar, zira kul ancak bu şekilde arınıp sağlıklı bir hayat yaşayabilir.

Bu yönüyle istiğfar, kulun hata yapmaya müsait bir yapıya sahip olduğunun da göstergesi sayılır. Kul, hata yapar, ancak Allahu Teâlâ’ya yenilince hataları bağışlanır. Bakın bu konuda Nuh Suresi’nin 10. ayet-i kerimesi bize ne söylüyor:

“Rabb’inizden bağışlanma dileyin, doğrusu O, çok bağışlayan Ğafur’dur.”

Bir başka ayet-i kerimede ise ‘insanların günahlarını tamamen gören ve bilen yalnızca Allah’tır’ buyurulur. Bu nedenle insanlar, günahlarını sadece Allah’a anlatıp O’ndan merhamet istemek zorundadır.

Yine Hud Suresinin 90. ayet-i kerimesi bize mealen şöyle der: “Rabb’inize istiğfar edin, sonra da O’na tevbe edin. Şüphe yok ki benim Rabbim Rahîm’dir (üstün merhamet sahibidir) ve Vedûd’dur (çok seven ve çok şefkat edendir).”

İlginizi Çekebilir: Besmele Üzerine 7 Soruda Önemli Bilgiler

Peygamber Efendimizin Dilinden İstiğfar Nasıl Yapılmıştır?

Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam bir hadis-i şeriflerinde insanlara istiğfarın önemini şöyle anlatıyor:

“Ey insanlar, Allah’a tevbe edin ve bilin ki ben günde (en az) yüz kez Allahu Teâlâ’nın dergahında tevbe ederim.”

Bir başka hadis-i şerif ise bize şunu ifade buyurur:

“Kalbimin üzerini unutkanlık (herhangi bir gaflet hali veya dünyevi sıkıntı) kaplar da bunun için gün içinde yetmiş defa istiğfar ederim.”

Yine Efendimiz, amel defterinin sayfalarında çokça istiğfar bulunan kulun, saadete mazhar olacağını beyan buyurarak biz ümmetini daima istiğfar ve tevbe etmeye teşvik etmiştir.

İstiğfar Nasıl Yapılmalı?

Değerli okurlarımız, öncelikle şunu kesinkes bilmeliyiz ki istiğfarın sadece kavli olanı (dil ile yapılanı) makbul değildir, yani iman etmiş bir müminin, yapmış olduğu hata ve günahlar karşısında sadece lisanen (dil ile) değil kalben ve bedenen de tevbe etmesi ve Allah’tan af dilemesi gerekir.

Ayrıca bu istiğfar esnasında niyetin halis olması ve kulun ihlaslı bir şekilde davranması, yani sadece Allah’ın razı olmasını niyet etmesi şarttır, aksi takdirde istiğfara bile riya bulaşır ve mümin, ayrıca riya günahına bulaşmış olur.

Kimler İçin İstiğfar Edilebilir?

Bir müslüman, öncelikle kendisi için tevbe ve istiğfar etmelidir, çünkü ahiret hayatının saadeti Allah’a niyaz ve yakarış ile mümkündür. Fakat müslümanın çevresindeki herkes için istiğfar etmesi de mümkündür. Bu konuda İbrahim Suresi’nin 41. ayeti ile Muhammed Suresi’nin 19. ayeti bize yol gösterir.

Aslında istiğfar etmek, Allah’ın Ğafur esma-yı hüsnasına itimat edip bel bağlaması ve O’ndan merhamet dilemesi anlamına gelir. Zaten her müslüman, hayatının her safhasında, özellikle de kalbinin günaha meylettiği durumlarda Allah’ın Ğafur esmasına dayanıp günahının affedilmesi için Allah’a yönelmelidir.

Eğer gerçekten yaşamınızı değiştirecek bir mucizeye ihtiyacınız var ise bundan böyle mucize aramanıza gerek kalmayacak; çünkü artık Her Kapıyı Açan Murat Duaları Kitabı'nın mucizesine siz de şahitlik edeceksiniz.

Şuraya tıklayıp Her Kapıyı Açan Murat Duaları Kitabı'nı indirin.

Aşağıdaki yorumlar bizi de gerçekten çok etkiledi, siz de şok olacaksınız:

blank blank blank blankblank blank blank blank blankblank blank blank blank blankblank blank

Daha bunlar gibi yüzlerce farklı ve ilgi çekici yorum var.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.