Eski Sevgiliyi Unutamamak Konusunda Enteresan Bir Yöntem Buldum

Eski Sevgiliyi Unutamamak ve Bir Şiirin Rehberliği

Bu yazımda, bir şiir üzerinde durup bu şiirin eski sevgiliyi unutamamak konusuna nasıl ışık tuttuğunu izah edeceğim ve yaralı aşıkların yüreğine su serpecek bu taktiğin nasıl kullanılması gerektiğini anlatacağım.

Fakat bunun için eski sevgiliyi unutamamak derdine giriftar olan (yakalanan) aşıkların aşağıdaki detayları dikkatlice okuması şart. Çünkü aşağıdaki detayları anlamadan eski sevgiliyi unutamamak konusunda sunacağım yöntemi anlamanız da imkansız.

Eski Sevgiliyi Unutamamak ve Bir Şiirin Uyandırdığı İzlenim

“Masal değil onu benden yarattığın Mevla,
İçimde koptuğu yer sızlamaktadır hala.”

Arif Nihat Asya’nın sevgiliden ayrılığın acısını anlatmaya çalıştığı harika bir beyit.

Şöyle ki: Birçok dinde ve bilhassa İslam’da Havva’nın, Âdem’den yaratıldığı, onun eğe kemiğinden çıkarılıp biçimlendirildiği ve suret verilerek inşa edildiği dile getirilir. Yani kadınların, erkeklerden yaratıldığı anlatılır.

Bu açıdan baktığımızda esasında asıl anne, Hz. Âdem olur ki bu durum da insanın zihnini karıştıracak literatürün sadece bir örneğidir.

Bu motifin sadece sembolik bir anlatım mı yoksa gerçeğin kendisi mi olduğu konusunda birçok tartışma yaşanmıştır. Benim alanım bu olmadığı için şiiri anlamak adına kısaca bu anlatıdan bahsedip geçmek istedim.

Eski Sevgiliyi Unutamamak, Şiirin 2 Mühim Noktası

Bu anlatının ilgimi çeken iki noktası var. Birincisi: İlkin, kadınlar yokken erkeğin (Âdem) yalnız olması ve bu yalnızlığa dayanamayacağını bilen Yaratıcı’nın, ona, hayat arkadaşı olacak Havva’yı yaratması.

İkincisi ise kadim zamanlarda Âdem’in bir nevi doğurganlık görevini üstlenerek Havva’yı doğurması.

Belki de bunun bedeli ve misillemesi olarak o gün bugündür artık, doğurganlık erkeklerden alınıp kadınlara verilmiştir. Garip…

Bu açıdan baktığımızda, Batılı bir filozofa ait olan:

  • “Erkeklerin tek kusuru vardır. O da kadınlardan doğmuş olmalarıdır.”  aforizmasının pek bir anlam ifade etmediğini; hatta ters yüz olduğunu söylemek mümkün.

Bu girizgâhtan sonra, Arif Nihat Asya’nın bu anlatıdan ne kadar derin ve güzel anlamlar çıkardığı konusuna; yani benim asıl üzerinde durmak istediğim konuya gelelim.

İlgili Yazı: Aldatan Erkek Nasıl Davranır

Eski Sevgiliyi Unutamamak, Bedenden Kopan Parça?

Şair, sevgiliden ayrılığın acısını kendi bedeninden kopan bir parçanın acısıyla eşdeğer görerek, adeta kendisinin de sevgiliyle bütünleştiğini, tek-beden olduğunu dile getiriyor.

Bu anlatının bir masaldan ibaret olmadığını/olamayacağını söylüyor. Çünkü eğer öyle olsaydı, kendi bedeninde somut bir biçimde hissettiği bu kopma acısı olmamalıydı.

  • “Şayet yüreğimden bir parçanın koptuğunu duyumsuyorsam ve bu his, sen gittin gideli yüreğime çöreklendiyse; o zaman bu kopuş, senin benden kopuşundan başka hiçbir kavramla açıklanamaz.” diyor şair.

Bu şiirden nice anlamlar devşirilir, bu şiir üzerine ne sözler söylenir; ama ben sadece birkaç noktasına daha değineyim:

Sevgiliyle kendi bedenini eşdeğer gören, sevgiliden bir saniye ayrılığı ölümle bir tutan; hatta:

“Ben ta senin yanında bile hasretim sana.”

deme yürekliliğini gösteren eski âşıklar nerde, sözde sevgilisini kendi menfaatleri için kullanarak ondan yararlandıktan sonra bir kenara atan çılgın ve asri âşıklar nerde?

Ben şahsen, eski âşıkların efsanevi söylemlerini duyunca, okuyunca kendimden geçiyor ve ne güzel zamanlarmış, demekten kendimi alamıyorum.

Ne diyelim, sevgiliden ayrılığı “içimde koptuğu yer sızlamaktadır hala.” düşüncesiyle değerlendirebilen az sayıdaki aşığa ve eski âşıkların ruhlarına aferin…

Şimdi eski sevgiliyi unutamamak konusunda bu şiirin yol gösterici tarafını sunayım:

Eski Sevgiliyi Unutamamak, Şiirin Söyledikleri

Konuyu eski sevgiliyi unutamamak bağlamında inceleyince, aslında herkesin aşk acısı çektiği gerçeğini hemencecik görmüş oluruz. Bu durum, yaşadığımız ruh törpüleyici durumun bize mahsus olmadığını, hemen hemen her insan tarafından yaşandığını gösterir.

Demek ki şairin ifadesiyle “içimde koştuğu yer” sadece bizim yaşadığımız bir olgu değil, herkesin yaşadığı bir acıdır; öyleyse bu durumdan asla kurtulamam düşüncesine kapılmak yerine olaya rasyonel bir şekilde yaklaşmak gerek.

Öyle ya şimdiye kadar gelmiş geçmiş hemen hemen tüm insanlar eski sevgiliyi unutamamak ve aşk acısı çekmek gibi olguları yaşamış olduğuna göre bizim yaşadığımız olgu, bir ilk değil.

Öyleyse tüm insanların ortak ıstırabı olan bu acı, tabi ki katlanılır bir durum olmalı. Bu durumda dişini sıkıp sabırla beklemek, yapılabilecek en güzel ve en temkinli yaklaşım olacaktır.

Şu tavsiyeme de kulak ver:

Eğer gerçekten eski sevgilinizi yeniden kendinize bağlayacak harika metotlara ihtiyacınız var ise bundan böyle üzülmenize gerek yok; çünkü artık Eski Sevgiliyi Geri Kazanmanın Kesin ve Garantili Yolları'nın mucizesine siz de şahitlik edeceksiniz.

Şuraya tıklayıp Eski Sevgiliyi Geri Kazanmanın Kesin ve Garantili Yolları'nı indirin.

İşte şok edici yorumların sadece bir kısmı:

blank blank blank blankblank blank blank blank blankblank blank blank blank blankblank blank blank blank blank

Daha bunlar gibi yüzlerce hayret verici yorum var.

 

Kalın sağlıcakla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.