Çekingenlikten Kurtulma Yolunda Pratik Yöntemler

İç Ses Denetimi Yöntemi

Şimdiye kadar insanın iç sesiyle ilgili birçok yazı okumuş ve birçok söz duymuş olabilirsiniz. Fakat birçok insanın iç ses ile alakalı yeterince bilgi sahibi olmadığını düşünüyoruz. Oysaki iç ses, bir nevi insanoğlunun hayatının her aşamasına nüfuz etmiş çok önemli bir yere sahiptir.

Bununla birlikte çekingenlik adı verilen ve birçok insanın acı çekmesine yol açan rahatsızlık da yine iç sesle ilgili bir durumdur. Daha önce bu konu hakkında bilgisi olmayan okurlarımız için iç sesin kısaca tarifini şöyle yapabiliriz:

“Bazı konularda girişimde bulunmak istememize rağmen bizi içten içe denetleyen ve kontrol altında tutmaya çalışan bir ses yükselir, ‘sakın bu konuya müdahale etme, bunu başaramazsın, bu konuda başarılı olamazsın’ şeklinde söylemlerle bizi kilitlemeye çalışır.”

İşte bizi içten içe denetim altında tutmaya çalışan bu olumsuz telkinler, çocukluktan yetişkinliğe ve yaşlılığa kadar bizi belalardan ve sıkıntılı durumlardan uzak tutmaya çalışır. Çünkü bilinçaltımız bizi herhangi bir tehlikeyle karşı karşıya bırakmamak adına iç ses yoluyla bizi engeller.

İşte çekingenlik rahatsızlığından kurtulabilmek ve kendimizi özgür bırakabilmek için, iç sesimizin bizi olumsuz şekillerde yönlendirmeye çalıştığı her seferinde, bu sesin farkına varıp kendimizi olumlu telkinler ile beslemeye çalışmalıyız. Yani bize içten içe olumsuz telkinlerde bulunan iç sesimizi denetlemeye ve onun yerine kendimizi olumlu duygular ve cümlelerle beslemeye çalışmalıyız.

Benmerkezci Yaklaşım

Birçok kişi, el alem ne der, düşüncesiyle hareket ettiği için çekingenlik rahatsızlığı ile hayatını kısıtlar. Oysaki birçok insan, sadece kendisini düşünür ve kendisi dışında yaşanan bütün gelişmelere kayıtsız kalır.

Yani aslında başkası ne der düşüncesiyle kendimizi kısıtladığımızda veya başkasından çekindiğimiz için kendi özgür kararlarımızı hayata geçirmediğimizde, sadece kendimizi kısıtlamış ve engellemiş oluruz. Çünkü bizim yaptıklarımız veya yapmadıklarımız, neredeyse hiçbir insanı ilgilendirmez ve hiç kimsenin umurunda olmaz.

Çünkü bu hayatta herkes neredeyse sadece kendisini düşünür ve nerede ise sadece kendisi ile ilgilenir. Çünkü insan beyni, gün içerisinde kendisi ile ilgili kararlar alıp kendisini hayatta tutma gayreti içerisindedir daima.

Yani bizim çekingenlik vesilesi ile kendi kendimize engel koymamız, hiç kimsenin umurunda değil. Öyleyse herkesin kendi derdine düştüğü bu dünyada, bizler de başkalarını düşünerek hayatımızı kısıtlamak yerine özgür irademizle ve kendi isteğimizle hareket edip kendi özgürlüğümüzü yaşamaya çalışmalıyız.

Bedensel Gevşeme Taktiği

İnsan vücudunun insan beyni ile koordineli bir şekilde çalıştığını herkes bilir. En azından yapılan birçok bilimsel araştırma, vücut ile beyin arasında sıkı sıkı bir ilişki olduğunu ortaya koyar.

Kendimizi ifade etmekte zorlandığımız, çekingen ve utangaç bir tavra büründüğümüz ortamlarda, vücudumuzun da kasıldığını ve birçok organımızın rahatsız olduğunu tecrübe etmişsinizdir.

İşte bu noktada insan bedeni ile insan beyni arasında sıkı fıkı bir ilişki olduğunun farkına varıp vücudumuzu gevşettiğimiz takdirde beynimizin de rahat edeceğini bilmeliyiz.

Kısaca utangaçlık ve çekingenlik illetinden kurtulabilmek için, vücudumuzu gevşetmenin yollarını aramalı ve rahatlamaya çalışmalıyız. Bu sayede bedenimizin rahatlamasının, beynimizde de muazzam değişimlere kapı aralayacağını göreceksiniz.

İlginizi Çekebilir: Anksiyete Bozukluğu

Hayal Terapi Yöntemi

Benim hayal terapi adını verdiğim bir yöntem, çekingenlik ve utangaçlık hastalığından kurtulup muhteşem bir özgüvene kavuşmanın yolu olabilir.

Yapılan birçok bilimsel araştırma, insan beyninin hayal ile gerçeği birbirinden ayırt edemediğini ortaya koymuştur, yani insan beyni hayalinde yaşadığı olayları gerçekten yaşanıyormuş gibi algılar.

Bu bilgiden hareket ettiğimizde, kendimizi çekingen ve utangaç olarak yakaladığımız ortamları düşünmeli ve bu ortamları hayalen zihnimizde yaşatmalıyız. Böyle bir hayal kurduğumuzda çekingen ve utangaç olduğumuz ortamlarda kendimizi rahat bir şekilde ifade etmeli ve olabildiğince özgür davranmalıyız.

Şundan kesinlikle emin olabilirsiniz ki, bilinçaltımız kurduğumuz bu hayali gerçek zannedecek ve kısa süre içerisinde bu duruma adapte olmaya başlayacaktır. Yani bu sayede çekingen ve utangaç davrandığımız ortamları hayalen zihnimizde yaşayarak, böylesine sıkıntılı ortamlarda kendimizi daha özgüvenli ve daha cesur yapmanın bir yolunu bulmuş olacağız.

Özetle zihninizde çekingen veya utangaç olduğunuz bir ortam oluşturun ve bu ortamda olabildiğince özgüvenli hareket etmeye çalışın. Zihniniz bu hayalin gerçekten yaşandığını zannedecek ve bilinçaltınız sizin özgüvenli biri olduğunuza kanaat getirecektir. Bilinçaltının bu alışkanlığı sizi çekingenlik ve utangaçlık rahatsızlığından kurtarabilecek ciddi bir potansiyele sahiptir.

Geçmişin Güç Devşirme Taktiği

Çekingenlik ve utangaçlık rahatsızlığından kurtulabilmek adına, geçmiş deneyimlerinizden ve yaşantılarınızdan güç alabilirsiniz.

Şüphesiz ki her insanın geçmişinde özgüvenli ve cesur olduğu bazı anlar vardır, işte siz de kendinizi özgüvenli ve cesur hissettiğiniz bu anlarınızdan birini düşünmeye başlayın.

Eğer kendinizi özgüvenli hissettiğiniz bu anlardan birine hayalen geri dönebilirsiniz, yeniden motive olabilir ve bu anı olabildiğince uzatabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir: Utangaçlık Nasıl Yenilir?

Toplumun Değer Yargılarına Eleştirel Bakış Geliştirme

Birçok kişinin özgüvensiz ve çekingen olmasının temelinde toplum baskısının yattığını herkes bilir.

Yani birçok kişinin özgür iradesiyle karar verememesi, aslında toplumsal baskının denetleyici etkisi ile ilgilidir. Oysaki bu problemi aşmanın en güzel yolu, toplumun değer yargılarının yanlış olabileceğine kanaat getirmektir.

Neden olmasın ki? Yani içinde yaşadığımız toplumun değer yargılarının tamamı niçin doğru olsun ki? Bu konuyu sorgulamaya başladığınızda, aslında bizi kısıtlayan ve engelleyen toplumsal değer yargılarının bir kısmının yanlış olabileceği sonucuna varabiliriz.

Bir insanın içindeki potansiyele ulaşmasına engel olan, onun çekingen ve utangaç olmasına sebebiyet veren toplumsal değer yargıları doğru olabilir mi?

Öyleyse önceki maddelerden birinde bahsettiğimiz ‘başkası ne der’ düşüncesinden sıyrılarak kendi hayatımıza ve kendi kişiliğimize odaklanmalı, toplumsal değer yargıları ile ilgilenmemeye çalışmalıyız.

Eğer gerçekten yaşamınızı değiştirecek bir mucizeye ihtiyacınız var ise bundan böyle mucize aramanıza gerek kalmayacak; çünkü artık Her Kapıyı Açan Murat Duaları Kitabı'nın mucizesine siz de şahitlik edeceksiniz.

Şuraya tıklayıp Her Kapıyı Açan Murat Duaları Kitabı'nı indirin.

Aşağıdaki yorumlar bizi de gerçekten çok etkiledi, siz de şok olacaksınız:

blank blank blank blankblank blank blank blank blankblank blank blank blank blankblank blank

Daha bunlar gibi yüzlerce farklı ve ilgi çekici yorum var.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.