Anksiyete Bozukluğu 12 Maddede Detaylı Bilgiler

Anksiyete bozukluğunun belirtileri nelerdir?

Anksiyete aslında her insanda belli düzeyde görülebilir. Hatta belli düzeyde kaygı duymak, kişinin motivasyonunu arttırır ve başarılı olmasına yardımcı olur. Ancak belli düzeyin üzerindeki kaygılanma hali “anksiyete bozukluğu” olarak kabul edilir.

En yaygın anksiyete bozukluğu belirtileri şunlardır:

Anksiyete bozukluğunun psikolojik ve sosyal belirtileri

  • Sürekli ve yoğun kaygı hissi duymak
  • Devamlı kötü bir şeyler olacakmış duygusuna kapılmak
  • Kendisini zayıf ve güçsüz hissetmek, özgüven sahibi olmamak
  • Konuya odaklanamama, dikkatini toplayamama
  • Henüz gerçekleşmemiş durumların gerçekleşme ihtimalini düşünüp endişelenme
  • Kişisel bakımını aksatma ve dış görünüşüne önem vermeme (Bazı kişilerde tam aksine bu konularda abartılı bir titizlik gösterilir)
  • Aile fertlerine ve arkadaşlarına bazı konularda tahammül etmeme
  • Sakat kalma veya ölme ihtimalini devamlı zihninde canlı tutma
  • Dış dünyaya ve kendisine yabancılaşma

Anksiyete bozukluğunun bedensel belirtileri

  • Soluk alıp vermede hızlanma, nefes darlığı duyma
  • Ellerin titremesi
  • Baş ağrısı
  • Kaslarda gerginlik
  • Çok sık tuvalet ihtiyacı duyma veya kabızlıktan şikayet etme
  • Uykuya dalamama veya gece birkaç defa uyanma (Bazı kişilerde devamlı uyuma isteği şeklinde de görülebilir.)
  • Terleme ve sıcak basması
  • Ağız kuruluğu
  • Mide problemleri yaşama
  • Kalp atışlarının hızlanması
  • Herhangi bir hastalıkla ilgili olmayan genel ağrılar duyma
  • Uyuşukluk ve yorgunluk hissi

Burada ifade edilen belirtilerin anksiyeteye işaret ettiğinin kesin olarak anlaşılması için en az 6 ay süreyle devam etmesi gerekir.

Ayrıca bu maddeler başka hastalıkların da belirtisi olabilmektedir. Bu nedenle anksiyete teşhisi konulmadan önce kişi bir dahiliye doktoruna görünür. Eğer dahiliye ile ilgili bir sorun yoksa anksiyete tanısı konur.

Anksiyete bozukluğu toplumda zannedilenden daha yaygındır

Yapılan bir araştırmada toplumda anksiyeteden rahatsız olanların oranı yüzde 25’in üzerinde çıkmıştır. Yani toplumdaki her 4 kişiden 1’i bu rahatsızlık ile baş etmek zorundadır. Tabii geriye kalan insanların da hayatlarının en az bir döneminde kaygı bozukluğu duyduğunu belirtmek gerekir.

Anksiyete bozukluğu toplumda yaygın olarak görülmesine rağmen tedavi gerektirecek kadar ağır vakaların sayısı yüzde 5’i geçmez.

Yani kaygı bozukluğu yaygın bir hastalık olmasına rağmen çoğu zaman kişinin kendi çabası ve çevresinin desteğiyle atlatılabilmektedir.

Anksiyete bozukluğunun nedenleri nelerdir?

Bir insanda anksiyete bozukluğunun ortaya çıkma nedenini kesin biçimde belirlemek oldukça zordur. Ayrıca çoğu zaman anksiyeteye neden olan faktörler birden fazladır. Yani farklı unsurlar bir araya gelerek anksiyeteye yol açmaktadır.

Uzmanların anksiyete bozukluğunun nedenleri olarak ifade ettikleri hususlar şöyle sıralanabilir:

  • Geçmişte yaşanan ve kişinin psikolojisini derinden etkileyen travmatik olaylar
  • Kaygı bozukluğuna genetik olarak yatkın bir aileden gelmek
  • Yetiştirilme tarzından kaynaklanan davranış biçimleri
  • Tiroid bozuklukları
  • Kalp rahatsızlıkları
  • Tacize veya şiddete maruz kalmak
  • Madde bağımlılığı
  • Stresli yaşam biçimi
  • Dış görünüşünü beğenmemek, kendisi hakkında olumsuz yargılar beslemek
  • Düzensiz beslenme alışkanlığı
  • Özgüven kırıcı davranışlara maruz kalmak
  • Maddi sorunlar yaşamak, ekonomik olarak büyük zorluklar çekmek
  • Özel hayatında derin etkiler bırakmış olaylar yaşamak (aldatılmak, terk edilmek, yok sayılmak…)
  • Normal bir insanın kaldırabileceğinden daha fazla sorumluluk yüklenmek, kendisine zaman ayırmamak

Dikkat edilirse buradaki sebeplerin bir kısmı psikolojik bir kısmı ise bedenseldir. Bazı insanlarda bu sebeplerden bir tanesi dahi anksiyeteye sebep olurken bazı insanlarda rahatsızlığın sebebi aynı anda birkaç farklı etmene dayanabilir.

Anksiyete bozukluğu modern çağın hastalığı değildir, geçmişi çok eskilere uzanır

İnsanlar anksiyete bozukluğunun çağımızın hastalığı olduğunu ve geçmişte görülmediğini zannetmektedir. Bu görüş kesinlikle yanlıştır.

Anksiyete bozukluğu tarihin ilk dönemlerinden beri bilinen bir hastalıktır. Eski el yazması tabletlerde bile bu hastalıktan muzdarip olan kişilere ait olaylar anlatılmaktadır.

Tarihin ilk büyük doktoru olarak bilinen Hipokrat daha 4. yüzyılda bu hastalıktan söz etmiştir. Büyük hekim İbni Sina da bu rahatsızlık hakkında bilgi vermiştir.

Sigmund Freud’un 20. yüzyılın başlarında kitaplarında anksiyete bozukluğu hakkında bilgi vermesinden sonra bu rahatsızlık bilim dünyasının gündemine gelmiştir.

Günümüzde ise anksiyete bozukluğu tıp ve psikoloji bilimlerinin en fazla üzerinde durduğu konulardan biri haline gelmiştir.

İlginizi Çekebilir: Motivasyon Kazanma Taktikleri

Anksiyete bozukluğu türleri nelerdir?

Anksiyete bozukluğu genel bir ifadedir ve pek çok farklı türü bulunmaktadır.

En yaygın anksiyete bozuklukları şunlardır:

Yaygın anksiyete bozukluğu

Devamlı bir endişe hali mevcuttur. Huzursuzluk, yorgunluk, kaslarda kasılma, baş ağrısı ve tedirginlik en önemli belirtileridir. Yoğun iş temposunda ve ailevi sorunlar baş gösterdiğinde daha güçlü biçimde etkisini gösterir. Anksiyete bozukluğu ifadesi kullanıldığında daha çok “yaygın anksiyete bozukluğu” anlaşılır. Çünkü diğer kaygı bozukluklarına göre çok daha yaygın biçimde görülür.

Obsesif kompulsif bozukluklar

Kişinin saçma olduğunu bildiği halde bazı davranışları takıntı haline getirilmesi ve sürekli tekrar etmesi halidir. Bu rahatsızlığı yaşayan kişiler söz konusu davranışlarından rahatsız olmalarına rağmen aynı davranışı yeniden yaparlar.

Panik atak

Herhangi bir sebep yokken kişinin yoğun korku ve panik yaşamasıdır. Kalp atışının hızlanması, daha sık nefes alıp verme, ellerin titremesi, nefes darlığı gibi belirtileri vardır.

Panik atak ani nöbetler şeklinde gelir ve şiddetli biçimde kişiyi etkiler. Diğer anksiyete bozukluklarına göre baş edilmesi çok daha zordur.

Sosyal anksiyete bozukluğu

Temel olarak özgüven eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan anksiyete bozukluğudur. Sosyal hayatta hak ettiği değeri görememekten ve insanlar tarafından reddedilmekten duyulan kaygıdır. Sosyal fobi olarak da isimlendirilen bu rahatsızlıkta kişi yeni arkadaş edinmekte zorlanır, sosyal ortamlara katılamaz ve topluluk önünde konuşmaktan çekinir.

Travmatik stres bozukluğu

Kişinin duygularını kontrol edememesi ve devamlı stresli yaşamasıdır. En sıradan meselelerde bile panik halinde olmaktır. Yetişememe telaşı, doğru yapıp yapmadığı konusunda emin olamama, işlerin ters gideceğini düşünme gibi sıradan endişelerin kişinin yaşamını olumsuz yönde etkilemesidir.

Nesne fobisi (belli bir eşyaya ya da canlıya karşı fobi duyma)

Bazı eşyalara veya canlılara dokunamama, anlamsız tiksinti duyma veya bu varlıklar hakkında yersiz korkulara kapılma biçiminde görülen bir rahatsızlıktır.

Burada ifade edilen anksiyete bozuklukları dışında ayrıca travma sonrası stres bozukluğu, agorafobi, akut stres bozukluğu, madde bağımlılığından kaynaklanan anksiyete bozukluğu, ayrılık anksiyetesi…” gibi daha pek çok farklı kaygı bozukluğu türünün de olduğunu ifade etmekte fayda vardır.

Anksiyeteden rahatsız olan bireylerde bu kaygı bozukluklarından sadece birisi görülmez. Çünkü bütün bu anksiyete türleri birbirini karşılıklı olarak tetikleyip besler. Ancak her bireyde bu bozukluklardan birisi daha baskın biçimde öne çıkar.

Çocuklarda da anksiyete bozukluğunun görüldüğünü biliyor muydunuz?

Çocuklarda da çeşitli ruhsal sıkıntılar görülebilmektedir. Anksiyete bozukluğu da çocuklarda yaygın olarak rastlanan bir rahatsızlıktır.

Çocuklarda anksiyete bozuklukları yüzde 9 oranında görülmektedir. Tabi bu oran aile yapısına ve toplumun kültürel değerlerine göre artıp azalabilmektedir.

Çocuklarda görülen anksiyete bozukluklarının tedavisi büyüklere göre çok daha kolay olmaktadır. Aile ve hekim işbirliği ile çocuk söz konusu kaygılarından rahatça kurtulabilmektedir.

Anksiyete bozukluğunun tedavisi nasıl yapılır?

Anksiyete bozukluğu duyulan kaygının türüne ve şiddetine bağlı olarak 4 farklı yolla tedavi edilmektedir:

Kişinin kendi kendisine yapacağı uygulamalarla tedavi

(Hafif anksiyete rahatsızlıklarında)

Bu tedavi yönteminde kişinin yaşam düzeninde belki değişiklikler yapılır ve anksiyeteye yol açan dış etkenler ortadan kaldırılır. Kişi kaygıya sebep olan insanlardan ve durumlardan uzak durmaya gayret eder.

Ayrıca olumsuz fikirlerden vazgeçilerek pozitif düşüncelere ulaşmaya çalışılır. Bu arada özgüven kazanma tekniklerine başvurulur ve daha güçlü bir ruhsal yapıya kavuşulur.

Kendi başına kaygı bozukluğunu yenmeye çalışan birey gerektiğinde uzmanlardan ve yakın çevresinden destek almalıdır.

Ayrıca daha hızlı sonuç alınmak isteniyorsa anksiyete bozukluğu hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Çünkü psikolojik süreçler hakkında bilgi sahibi olmak kişinin farkındalığa ulaşmasını sağlar ve sorunların çözümünde büyük katkı sağlar.

Bir uzmanın rehberliğinde psikoterapi uygulanarak yapılan tedavi

(Orta şiddete anksiyete bozukluklarında)

Uzman bir psikoterapist rehberliğinde haftada 1 gün yapılan görüşmeler biçiminde yürütülen tedavi metodudur. Hekim uygun görürse seanslar haftada 2’ye çıkarılabilir.

Tedavi süreci en erken 6 haftada tamamlanır. 20 hafta dolduktan sonra hâlâ sorun çözülememişse ilaçla tedaviye geçilir.

İlaçla tedavi

(Ağır anksiyete rahatsızlıklarında)

Benzodiyazepinler ve  anti-depresanlar kullanılarak kaygıyı kontrol altına almaya çalışmaktır.

Anksiyete ilaçlarının etkileri hemen görülmez. Bu nedenle doktorun verdiği ilaçlar belirtilen biçimde sabırla alınmalıdır. Birkaç hafta geçtikten sonra hissedilir derecede iyileşme görülmektedir.

Anksiyetenin ilaçla tedavisi genellikle 1 yıl sürmektedir. Tabi doktor rahatsızlığın seyrine göre bu süreyi kısaltabilir veya tedaviye bir müddet daha devam edebilir.

Karma yöntemle anksiyete tedavisi

(Günümüzde en yaygın biçimde başvurulan tedavi metodu)

Bu yöntemde psikoterapistin rehberliği söz konusudur. Ancak kişi büyük bir özveri göstererek hekime yardımcı olur. İlaç kullanımı ya hiç yoktur ya da çok azdır.

Tüm tedavi yöntemlerini birleştiren bu yöntemde tedavinin başarıya ulaşma şansı çok daha yüksektir.

Son yıllarda anksiyete bozukluklarının tedavisinde müzikten de faydalanılmaktadır. Kişinin karakterine uygun olarak seçilen müzikler yardımıyla tedavi süreci yüzde 30 kısaltılabilmektedir.

Eğer gerçekten yaşamınızı değiştirecek bir mucizeye ihtiyacınız var ise bundan böyle mucize aramanıza gerek kalmayacak; çünkü artık Her Kapıyı Açan Murat Duaları Kitabı'nın mucizesine siz de şahitlik edeceksiniz.

Şuraya tıklayıp Her Kapıyı Açan Murat Duaları Kitabı'nı indirin.

Aşağıdaki yorumlar bizi de gerçekten çok etkiledi, siz de şok olacaksınız:

blank blank blank blankblank blank blank blank blankblank blank blank blank blankblank blank

Daha bunlar gibi yüzlerce farklı ve ilgi çekici yorum var.

 

 

One thought to “Anksiyete Bozukluğu 12 Maddede Detaylı Bilgiler”

  1. Avatar Yorgun kadin dedi ki:

    Selamunaleykum hocam çok büyük bir sorunum var Allah rızası için bana yardım 26 yasında oğlum var çok konuşuyor herşeyi takıyor her işimize karışıyor ne yapacam bilmiyom bana bir dua yazın ne olur hocam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.